Mızraklı ilmihal olarak da
bilinen Miftah’ül-Cenne [1] kitabına göre bir tür farzı ayın olan amel-i farz,
mükellef olan her Müslümanın bizzat kendisinin yapması gereken ibadetleri
kapsar. Yine bir tür farzı ayın olan ilm-i farz, miktar-ı farz, itikad-ı farz ve
farzları yaparken yalnız Allah rızası için yapmak olan ihlas-ı farzın hepsine
birden farzı ayınlar denir.
Farzı ayın nedir? Farzı ayın ya
da farz-ı ayn, mükellef olan her Müslümanın bizzat kendisinin yapması gereken
farzdır. Hâlbuki farzı kifaye Müslümanlardan lüzumu kadar kimse tarafından
yapılınca diğerlerinin mükelleflikten (sorumluluktan) kurtulduğu farzdır. En
çok bilinenleri cenaze namazı kılmak, cenazeyi defnetmek gibi farzı
kifayelerdir.
Farz nedir?
Öncelikle “Allah indinde
(nezdinde) din İslam’dır” [2]. Farz, dinimizin kesin bir şekilde emrettiği
şeylerdir. Farzı terk etmek haramdır.
Farzı inkâr etmek ise, burası
oldukça önemli, küfürdür. Haramda da aynı şekilde. Haram işlemek günahtır,
ancak haramı inkâr etmek küfürdür.
Hoca değilim ama farz olmayan
amelin (eylem) farz olduğunu söylemek de sağlıklı bir şey olmasa gerek. Söz
gelimi bir zanaatkâr bir iş için kendisinin tutulmasını farz olduğunu söylemesi
pek sağlıklı değil. Zira farz, Allah'ın (cc) kesin olarak yapılmasını ve yerine
getirilmesini istediği ve bunun kat'i delillerle sabit olduğu emirlerdir.
Yine bir imalatçının kendi mamulünün
tüketilmesinin farz olduğunu ilan etmesi de sağlıklı görünmüyor. Ya da bir
tüccarın kendi ürününün satın alınması için farz dememeli. Bir kişi bir yerde
siyaset yapıyorsa o da aynı şekilde “bana oy verin yoksa farzı terk etmiş
olursunuz” derse, orada kaos çıkar. Küçük çıkarlar için böylesine kuşkulu
yollara girilmemeli. Başında “teşbihte hata olmaz” desek dahi bu tür
benzetmelerden kaçınmak yerinde olur.
Dinimizin emirlerini çıkarlarımız için farklı yorumlamak İslam dini hakkında kötü algı oluşmasına yol açmaz mı?Günümüzde dünya küçüldü diyoruz,
değil mi? Yani iletişim olanakları sayesinde bir sanatçı, bir siyasetçi, bir
sanayicinin dünyanın bu tarafında yaptığı bir iş belki de dakikalar içinde dünyanın
diğer tarafında yankılanabiliyor, tepki alabiliyor. Bu tepki iyi de olabiliyor,
kötü de olabiliyor.
Küreselleşmenin sağladığı
iletişim olanakları bir yandan yaşamı kolaylaştırırken diğer yandan göz önünde
olan insanları Ülkemize, Milletimize, İslam kültürüne ve medeniyetine karşı da
sorumlu kılıyor.
[1] Ayrıntılı bilgi için İslam Ansiklopedisi, Mızraklı
İlmihal maddesi.
[2] Ayet-i kerime, 3/19.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder